(Source: maudit, via asosyalsosyalist)
Size bir fıkra anlatayım.
Cezayirli bir çocuk, Fransa’da okula başlar. Okulun ilk günü öğretmeni sorar;
-Adın ne senin?
”Mahmud,” der çocuk.
-Olur mu öyle şey, öyle isim olmaz. Burası Fransa ve sen de bir Fransız vatandaşısın. Senin adın bundan sonra Jean Fransua.
Fukara çocuk eve gider, annesi ”Hoşgeldin Mahmud” deyince huysuzlanır bizimki.
-Mahmud değil, Jean Fransua benim adım.
Annesi çocuğu temiz bir pataklayıp kenara koyar. Akşam olunca baba eve gelir. Adam, oğlunu Mahmud diye çağırınca oğlan yine öğretmeninden aldığı terbiyeyle ”Benim adım Jean Fransua!” der. Bunun üzerine bir de baba üzerinden geçer bizimkinin.
Sabah çocuk tekrar mektebe gittiğinde öğretmen sorar;
-Jean Fransua, bu ne hal?
”Hiç sorma hocam,” der çocuk, ”İki tane Arap’ın saldırısına uğradım.”
Kapatmış gözlerini sanki uyuyor Buda…
Yol boyunca uzanmış incirlikler içinde,
Kuruyan dallar gibi çoktan can vermiş İsa…
Bize de geldi sıra, kavuşmak var uykuya,
Bir dekorun önünde yaşam denen oyunda.."
— Ryunosuke Akutagava
The Arctic Circle
Yunanistan’da küçük bir sahil kasabasına zengin bir turist gelir. Bir otele girer. Resepsiyona 300 euro bırakır ve yukarı çıkıp odalara bakmak istediğini söyler. Turist yukarı çıkınca, otel sahibi 300 euroyu alıp aceleyle kasaba koşar ve ona olan borcunu öder. Kasap, otelciden aldığı parayla…
Niyaz - The Hunt
haydi gidelim düzlüğe dedi biri
beriki, hangi düzlüğe dedi.
hani şu üzerinde tavşanların uyuduğu.
zaten köpeğim de çoktan hazır avlanmaya !
durdur köpeğini ve lütfen öldürme tavşanları.
çünkü o tavşanların uykusu, sevdiğimin uykusudur bana.
öyleyse dağa gidelim deyince birinci
hangi dağa dedi diğeri.
hani şu eteğinde geyiklerin koşuştuğu.
zaten köpeğim de çoktan hazır avlanmaya !
durdur köpeğini ve lütfen öldürme tavşanlarla geyikleri
çünkü o geyiklerin zerafeti, sevdiğimin zerafetidir bana.
o vakit bahçeye gidelim dedi, istekli
hangi bahçeye dedi bizimki
hani şu gölgesinde sülünlerin salındığı.
zaten köpeğim de çoktan hazır avlanmaya
durdur köpeğini ve lütfen öldürme tavşanları, geyikleri ve de sülünleri
çünkü o sülünlerin salınışı, sevdiğimin salınışıdır bana.
kaynağın başına gitmeliyiz o zaman dedi, ısrarlı
hangi kaynağa ? dedi öteki
hani şu başında güvercinlerin uçuştuğu.
zaten köpeğim de çoktan hazır avlanmaya.
durdur köpeğini ve lütfen öldürme tavşanları, geyikleri, sülünleri ve de güvercinleri
çünkü o güvercinlerin uçuşu, sevdiğimin kanatlanışıdır bana.
kayalıklara gidelim öyleyse
hangi kayalıklar ola ki onlar ?
hani şu tepesinde kartalların süzüldüğü
zaten köpeğim de çoktan hazır avlanmaya.
durdur köpeğini ve lütfen öldürme tavşanları sülünleri, güvercinleri ve kartalları
çünkü o kartalların süzülüşü, sevdiğimin süzülüşüdür bana.
Çeviri şuradan alıntı.
Jurnal
Otobüsler, içerlerinde çokça şey saklar. Cama yapışmış dünden kalma hikayeler vardır. Başımı dayadığımda duyduğum sesler bu lekelerden geliyor…
Yönetmen/Directed by: Abdulbaki Yavuz
Oyuncular/Cast: Uğur Polat, Sait Genay, Sera Tokdemir, Merve Dağlı, Funda Cansever
Müzik/Music by: 123


